AVUKATIN HAKLARI

Her geçen gün artan hukuk fakültesi sayılarıyla beraber yargı görevlilerine yapılan haksızlık da her ne yazık ki artmaktadır. Ancak hukuk devleti olarak nitelendirilen bir yerde yargının göz ardı edilmeyecek bir unsur olduğu da yadsınamaz bir gerçektir.

Anayasa’nın 36. Maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı her bireyin bir suç veya başka yasal uyuşmazlığa karıştığında yargılama boyunca sahip olduğu haktır. Adil yargılanma hakkı kapsamında hakim ve savcılara ihtiyaç duyulduğu kadar bağımsız güç olan avukatlara da büyük görev düşmektedir. Peki yargılamanın vazgeçilmez unsuru olan avukatların sahip olduğu haklar nelerdir?

Avukatlar, müvekkil ilişkisinden, statüsünden, iş hayatı ve yargı sürecinden kaynaklanan çeşitli haklara sahiptir. Zira öğretide avukatların sahip oldukları haklar çeşitli ayrımlara tabi tutulup incelenmektedir. Ancak ‘Avukatın Hakları’ başlıklı bu yazımda uygulamada en çok karşılaşılan haklara yer vermeye çalışacağım.

Avukatların rolüne dair temel prensipler ve hakları, 27 Ağustos-7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana’da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı Üzerine Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Bunlara Havana Kuralları da denmektedir. Bunlar uluslararası düzeyde hükümetler tarafından avukatlara verilmesinin kararlaştırılması sebebiyle büyük önem arz etmektedir.


Havana Kuralları kapsamında avukatlara sunulan güvence için şunları maddeler halinde sıralayabiliriz;

Hükümetler avukatların;

a. Hiçbir baskı, engelleme, taciz veya yolsuz bir müdahaleyle gerek karşılaşmadan her türlü mesleki faaliyeti yerine getirmelerini;

b. Yurt içinde ve yurt dışında serbestçe seyahat etme ve müvekkilleriyle görüşebilmelerini;

c. Kabul görmüş meslek ahlak kurallarına, görevlerine, standartlarına uygun faaliyette bulundukları için kovuşturma veya idari, ekonomik veya başka bir yaptırımla sıkıntı çekmemelerini veya tehditle karşılaşmamalarını sağlar.

d. Avukatlar görevlerini icra etmemeleri nedeniyle güvenlikleri tehdit edildiği takdirde, yetkili makamlar tarafından gerekli bir biçimde korunurlar.

e. Avukatlar görevlerini icra etmeleri nedeniyle müvekkilleriyle veya müvekkillerinin davalarıyla özdeşleştirilemezler.

f. Bir avukat ulusal hukuka ve uygulamaya göre ve bu prensiplerle bağdaşır bir biçimde müvekkil tarafından azledilmedikçe, huzurunda avukatlık yapma hakkına sahip olduğu mahkeme veya idari makam tarafından bu makamların önüne çıkma hakkından yoksun bırakılamaz.

g. Avukatlar, bir mahkeme, yargı yeri veya hukuki ya da idari bir makam önünde mesleki nedenlerle bulundukları sırada veya konuyla ilgili yazılı veya sözlü taleplerinde yaptıkları beyanlardan ötürü hukuki ve cezai muafiyetten yararlanır.

h. Yetkili makamların ellerinde veya denetimleri altında bulunan gerekli bilgileri, dosyaları ve belgeleri, avukatların müvekkillerine etkili bir hukuki yardım verebilmelerini sağlayacak yeterli bir sürede ulaşmalarını temin etmek, kamu makamlarının görevidir. Avukatların bu belgelere en kısa sürede ulaşmaları sağlanır.

i. Hükümetler, avukatlar ile müvekkilleri arasında mesleki ilişkiler kapsamındaki bütün haberleşme ve görüşmelerin gizli olduğunu kabul eder ve buna saygı gösterir.


Görüldüğü gibi Havana kuralları yargılama kapsamında avukatlara verilmesi gereken nereyse tüm hakları düzenlemiş olmakla beraber günümüzde adaletin bağımsız savunucusu olan avukatların en çok hak ihlaline maruz bırakılan meslek gruplarından biri olduğu da aşikardır.

Birleşmiş Milletler konferansında geniş çaplı düzeyde kabul edilen bu güvencelerin devletler tarafından arka planlara atılmayacak şekilde uygulanması en büyük temennimiz olmakla beraber artık ciddi şekilde dikkate almanın da vakti gelmiştir.

183 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör