PERVANE

Güneş her şeyi ısıtmaya yeter belki bir dağ belki de bir gönül. Yaşam hep onun ışığı etrafında döner. Ona yakınlık da uzaklık da korkutucudur. Gereğinden fazla uzaklaşırsan donarsın, yaklaşınca yanarsın. Bizim güneşe yakınlığımız ne bizi dondurur ne de yakar. Aşk da böyledir, öyle ki aşık sevdiğinden uzaklaşırsa kalbi taşlaşır. Aşkın büyüsüyle, sevgiliyi düşlerken ısınan kalp, onunla birlikteyken bir volkana, ondan ayrılınca ise taşa döner. Onunlayken yanarsın ama onsuz da donarsın. İşte aşkın vücut bulmuş halleri de pervane böcekleridir. Böcek deyip de geçmeyin aşkın ateşiyle yanmak onların gerçekleridir. Zira aşıklarda, sevgilinim etrafında dönen pervane değiller midir? Onların yönü hep ışığa doğrudur yani sevgiliye. Onlar ısınmak için ilk yaklaştığında önce kalpleri ısınır. Öyle ki aşk sıcaklığı başlar ve her bir yaklaşma sevgiliye yaklaşma, ona uzanma, onunla bir olma gibidir. Her bir milim daha da kavurucu olur ışığın ateşi pervane böcekleri yanar ama aşk yolumdan dönmezler, tıpkı aşıklar gibi. Her yaklaşma onları biraz daha yakar ama onlar ışığa ulaşma yolundaki bu yanmayı gönülden istemişlerdir. Yaklaştıkça biraz daha ölürler fakat bu ölme, ışıksız aşksız yaşamaktan daha güzel gelir onlara. Işığa yaklaştıkça artar acıları fakat yaklaştıkça da huzur bulurlar. Sonunda ateşle bir olur ve aşkları sonsuzlaşır. O aşkının ateşiyle kavrulmuş ama ölmemiştir.

25 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

KARANLIK KENT

EV

KIRLANGIÇ